Bir otoyolda olduğunuzu düşünün, önünüzde gerçekleşen bir kaza sonucu trafiğin tıkandığını hayal edin. Acil durum ekiplerinin yapacağı ilk şey araçları tıkanıklığın olduğu alanın etrafından yönlendirmek olacaktır. Bunun sonucunda gitmek istediğiniz yola tekrar girecek ve yolunuzun açık olduğunu göreceksiniz.
Eğer By-Pass ameliyatına ihtiyaç duyan biriyseniz göreceğiniz işlem bunun hemen hemen aynısıdır. Operasyonu gerçekleştiren cerrah tıkalı olan arterinizin etrafından dolanmak, yani o damarı By-Pass etmek için vücudunuzu başka bir bölgesinden aldığı damarları kullanacaktır. Sonuç olarak kalbinize yeniden daha fazla kan ve oksijen akışı gerçekleşecektir.
Bu operasyon koroner damarlarınızın tıkalı veya hasar görmüş olması durumlarında gerçekleştirilir. Çünkü koroner damarlar kalbinize oksijen taşıyan damarlardır ve kalp sağlığınız için büyük öneme sahiptir. Bu damarların tıkanması kalbinize yeterli oksijenin gitmemesi ve buna bağlı olarak kalbinizin sağlıklı bir şekilde çalışamaması sonuçlarını doğuracaktır.
Bu operasyon, başta kalp krizi olmak üzere diğer kalp rahatsızlıkları riskinizi düşürmeye yardımcı olacaktır. İyileşme sürecinizin ardından kendinizi çok daha iyi hissedecek ve rutin aktivitelerinize geri dönebileceksiniz.
Göğüs ağrısı varlığında
Düzensiz kalp ritmi olması durumunda
Nefes almakta zorluk çekmeniz halinde
Gerekli muayenenin yapılmasının ardından
Özellikle sol karıncığı besleyen damarlarda daralmalar görüldüğünde
Sol kalbi besleyen ana koroner damarda önemli daralmalar gözlendiğinde
Balon veya stent işleminin başarısız olduğu durumlarda
Kalbi besleyen damarlarda daralmayla birlikte ameliyat ile düzeltilmesi gereken başka bir kalp rahatsızlığının olduğu durumlarda
By-Pass operasyonu gerekebilir.
Ancak bu kardiyoloğunuz ile görüşmeniz gereken bir durumdur. Gerekli tahlil ve incelemelerin yapılmasının ardından doktorunuz sizin için en iyi tedavinin ne olduğuna karar verecektir.
Yapılan muayene sonrasında başka seçeneklerinizi olduğunuz da görebilirsiniz. Sadece ilaçla tedavi veya yaşam tarzınızda yapacağınız değişiklikler de size bu konuda yardımcı olabilir.
Aort Kapak Hastalığı, kalbinizin ana kan pompalama odacığı olan sol karıncık ile ana arter aort arasında bulunan kapağın düzgün şekilde çalışmamasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Aort kapak hastalığı bazen doğuştan gelen bir rahatsızlık olabilir ki buna konjenital kalp rahatsızlığı denir veya diğer sebeplerden ötürü ortaya çıkabilir.
Aort kapak hastalığının iki tipi vardır:
Aort kapak stenozu
Bu durumda aort kapak açıklığı daralması olur. Bu daralma kapağın tam olarak açılmasını engelleyerek kanın kalpten aorta geçmesini oradan vücudunuza dağılmasını önler.
Aort kapak regürjitasyonu:
Bu durumda aort kapağı tam olarak kapanmaz, bu da kanın sol karıncığa geri kaçmasına sebep olur.
Aort kapak stenozunu ve regürjitasyonunu ilaçla tedavi etmek mümkün değildir. Ancak doktorunuz hastalığın etkilerini azaltacak ilaçlar yazabilir.
İlaç tedavisi
Aort kapak regürjiatasyonunda size verilecek ilaçlar tansiyonunuzu düşürecek ve sıvı birikmesini engelleyecektir. Eğer aort kapak stenozundan mustaripseniz doktorunuz kalp ritminizdeki düzensizlikleri kontrol edecek ilaçlar önerebilir. Beta ve kalsiyum blokerleri göğüs ağrıları ile baş etmenizde yardımcı olabilir. Ayrıca doktorunuz kandaki kolesterol seviyesini kontrol etmek için ilaçlar da yazabilir.
Ameliyat
Her ne kadar aort kapak hastalığını tedavi etmek için birkaç cerrahi yöntem bulunsa da bunlardan en etkilisi aort kapak değişimidir. Bu operasyonda cerrah hasar görmüş aort kapağını çıkarır ve yerine bir insan donörden ya da inek veya domuz gibi büyük hayvanlardan alınan sağlam bir kapak yerleştirir.
Cerrahınız mekanik bir kapak da tercih edebilir. Bunlar metalden yapılmış, sağlam kapaklardır, ancak kalbe pıhtı girmesi riskini yükseltirler. Eğer sizde mekanik bir kapak varsa, durumunuzu kalıcı olarak kontrol altına almak için warfarin gibi antikoagülan (kan sulandırıcı) ilaçlar kullanmanız gerekebilir.
Kapağı değiştirmek yerine cerrahınız “valvüloplasti” adı verilen bir prosedürle onu onarma yoluna gidebilir. Kapak değişiminin aksine, bu yöntem ameliyat sonrasında uzun süre ilaç kullanmanızı gerektirmez.
Yenidoğanlarda ve çocuklarda balon valvüloplasti yapılabilir. Bu işlem sırasında cerrah ucunda balon bulunan ince bir tüpü çocuğun vücuduna sokar. Cerrah balonu aort kapağına kadar ilerlettikten sonra balonu şişirir. Balon şiştiğinde kapak açıklığını gerer ve kan akışına imkan verir. Bu tip bir valvüloplasti, ileride tekrar daralacağı için genellikle yetişkinlerde uygulanmaz.
Mitral kapak hastalığı, mitral kapakta yaşanan düzensiz durumları anlatan bir ifadedir. Bu kapak kalbinizin sol karıncık ile sol kulakçığı arasında yer alır. Kanın sol kulakçıktan sol karıncığa düzgün bir şekilde akmasını ve sol kulakçığa geri kaçmamasını sağlar.
Mitral kapak düzgün şekilde çalışmadığında kalbiniz vücudunuz için gerekli olan oksijenlenmiş kanı yeterli şekilde pompalayamaz. Mitral kapak hastalığı son derece ciddi bir tablo olabilir. Tedavi edilmemesi halinde kalp krizine veya ciddi sonuçları olan aritmiye yol açabilir.
Üç tip mitral kapak hastalığı vardır:
Mitral kapak regürjitasyonu
Bu rahatsızlıkta mitral kapak kanatçıkları tam olarak kapanmaz, bu da kanın sol kulakçığa geri kaçmasına yol açar. Tedavi edilmezse kalp kaslarında hasar meydana gelebilir.
Mitral kapak prolapsusu
Mitral kapak kanatçıklarından birinin veya her ikisinin büyümesi ve kanatçıkları destekleyen kasların çok uzun olduğu anlamına gelir. Kapağın düzgün bir şekilde kapanması yerine kanatçıklardan birinin veya her ikisinin içe çökmesi ya da şişmesi durumu gözlemlenir. Mitral kapak prolapsusu genellikle klik-hırıltı sendromu olarak adlandırılır, çünkü kapak doğru şekilde kapanmadığında bir klik sesi ve ardından bir hırıltı işitilir.
Mitral kapak stenozu
Bu durumda mitral kapak kanatçıkları kalınlaşır veya sertleşir ve bu sebeple birbirlerine kaynarlar. Bunun sonucunda kapak açıklığı daralır ve sol kulakçıktan sol karıncığa kan akışı azalır.
Mitral kapak hastalığının tedavisini 3 kategoride ele almak mümkündür.
İlaçla Tedavi
İlaçla tedavi hasarlı bir mitral kapağı düzeltmez, ancak semptomların azaltılmasında yardımcı olur. Olası ilaçla tedavi yöntemleri arasında tansiyonunuzu, kalp ritminizi veya vücudunuzdaki ekstra sıvı miktarını düzenleyen tedaviler bulunabilir.
Mitral kapak onarımı
Eğer semptomlarının daha ciddi boyutta ise, mitral kapağınızın onarılması gerekebilir. Bir kardiyotorasik cerrahı dokuyu çıkarmak veya yeniden şekillendirmek, kapaktaki delikleri veya yırtıkları yamamak ya da birbirine kaynamış olan kanatçıkları ayırmak için cerrahi bir işlem gerçekleştirebilir. Bu operasyonda iki ana yaklaşım mevcuttur: Geleneksel veya minimal invazif yöntem.
Klasik mitral kapak cerrahisinde, kardiyotorasik cerrah kalbinize ulaşmak amacıyla göğsünüzü açmak için sternum boyunca 15-20 cm uzunluğunda bir kesi yapar.
Minimal invazif cerrahi de ise cerrah göğsünüzün bir kısmını açmak için 5-10 cm uzunluğunda J şeklinde bir kesi yapacaktır. Bu hastanede yatma sürenizi kısaltacaktır. Bu yöntem tüm hastalar için uygun değildir, ancak cerrahınız semptomlarınıza ve durumunuza göre sizin için en güvenilir yolu tercih edecektir.
Mitral kapak değişimi
Eğer mitral kapağınız çok hasar görmüşse değiştirilmesi gerekir. Mitral kapak replasmanı için iki opsiyon vardır: Mekanik (metal) veya biyolojik (doku) kapak.
Mekanik kapakların en birincil avantajı uzun ömürlü olmalarıdır, kolay kolay aşınmazlar, ancak mekanik kapaklarda kanın pıhtılaşması riski vardır. Bu nedenle hastalar hayatlarının geri kalanında kan inceltici tedavi almak zorundadırlar.
Biyolojik kapaklar genellikle hayvan dokularından yapılır. Kanın pıhtılaşması ihtimali düşük olasılıktır, ancak bu kapaklar mekanik olanlara göre daha kısa ömürlüdür ve ileride tekrar değiştirilmeleri gerekir.
Mitral kapak değişimi, tıpkı mitral kapak onarımında olduğu gibi klasik veya minimal invazif yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Hangi yöntemin kullanılacağına doktorunuz karar verecektir.
Perkütan Balon Valvüloplasti
Balon valvüloplasti veya başka bir deyişle peruktan mitral komisürotomi mitral kapak stenozunda kullanılan cerrahi olmayan bir yöntemdir. Genellikle bir kardiyolog tarafından lokal anestezi ile gerçekleştirilir. Kasık veya boyun bölgenizden kalbinize giden geniş bir ven içerisine bir kateter sokulur. Kateterin balon takılı olan ucu doğrudan daralmış olan kapağa yönlendirilir. Daralmış olan kapak açıklığını genişletmek amacıyla balon birkaç kere şişirilip söndürülür, daha sonra balon söndürülerek çıkarılır.
Bu yöntem çoğunlukla, kapağında çok fazla kalsifikasyon bulunmayan genç hastalara, hamilelere ve kapak değişimi sonucunda komplikasyon riski bulunan hastalara uygulanır.
Halk arasında “kalbin delik olması” olarak bilinen Atriyal Septal Defekt (ASD) kalbin üst odacıkları, kulakçıklar arasındaki duvarın tam olarak kapanmamasıyla ortaya çıkan konjenital (doğuştan gelen) kalp defektidir.
Kalbin sol ve sağ taraflarını birbirinden ayıran duvar septum olarak adlandırılır. Bu duvarda büyük bir defektin bulunması demek çok miktarda oksijen açısından zengin kanın sol kulakçıktan sağ kulakçığa geri kaçması anlamına gelir. Ardından bu kan, zaten oksijen açısından zengin olmasına karşın tekrar akciğerlere pompalanır. Bu son derece verimsiz bir durum doğurur, çünkü zaten oksijenlenmiş olan kan oksijen ihtiyacı olan kanın yerini almış olur. Bu defekte sahip çoğu insanda ya çok az semptom görülür ya da hiç görülmez.
Akciğerlere yüksek miktarda kan akışı bir ıslık sesine sebep olur ki buna kalp hırıltısı adı verilir. Kardiyolog tarafından duyulan bu hırıltı çocukta bir atriyal kalp defekti bulunduğunun ipucu olabilir. ASD atriyal septum üzerinde farklı yerlerde ve farklı büyüklüklerde olabilir. Defektin semptomları ve tedavisi bu faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Nadir görülen bazı durumlarda, ASD daha kompleks bir konjenital kalp rahatsızlığının bir parçası olarak ortaya çıkabilir. ASD’nin neden kız çocuklarında erkek çocuklarına göre daha yaygın olarak görüldüğünün net bir cevabı yoktur.
Atriyal Septal Defektin semptomları nelerdir?
ASD’nin septum üzerindeki yeri ve büyüklüğü semptomların görülme biçimini etkileyecektir. ASD bulunan çocukların çoğu sağlıklı görünür ve herhangi bir semptom göstermezler. Genellikle ASD’li çocuklar kendini iyi hisseder ve normal şekilde uzayıp kilo alırlar.
Yeni doğanlarda ve ciddi boyutta ASD bulunan çocuklarda aşağıdaki semptomlar görülebilir:
İştahsızlık
Büyüme geriliği
Yorgunluk
Nefes darlığı
Zatürre gibi akciğer rahatsızlıkları ve enfeksiyonlar
Küçük ve orta büyüklükteki defektler herhangi bir semptoma yol açmaz ya da bu semptomlar daha ileri yaşlara kadar ortaya çıkmaz. Bu semptomlar arasında:
Nefes güçlüğü
Çocuklarsa sık solunum yolu enfeksiyonu
Yetişkinlerde kalp atışlarının hissedilmesi
Egzersiz yapınca ortaya çıkan nefes darlığı bulunabilir.
Atriyal Septal Defekt Nasıl Teşhis Edilir?
Genellikle rutin muayene sırasında çocuk doktoru ASD kaynaklı kalp hırıltısını duyar. ASD her zaman, ventriküler septal defekt gibi diğer tipteki kalp problemleri gibi erken yaşlarda teşhis edilmez. ASD’nin sebep olduğu kalp hırıltısı çok yüksek olmayabilir ve bundan dolayı duyulması zordur. Bu nedenle daha ileri yaşlarda teşhis edilebilir.
Eğer doktor bir hırıltı duyarsa ve kalp defektinden şüphelenirse çocuk bir çocuk kardiyoloğuna yönlendirilir. Çocuk kardiyoloğu şu testleri isteyebilir:
Göğüs röntgeni
EKG (Elektrokardiyogram)
EKO (Ekokardiyogram)
Atriyal Septal Defekt Nasıl Tedavi Edilir?
ASD’nin teşhis edilmesinin ardından tedavi çocuğun yaşına ve defektin yerine, büyüklüğüne ve ciddiyetine göre değişir. Çok küçük ASD bulunan çocuklarda delik kendiliğinden kapanabilir. Daha büyük ASD genellikle kendiliğinden kapanmaz ve tıbbi olarak tedavi edilmelidir. Bunların çoğu kardiyak kateterizasyon laboratuvarlarında kapatılabilir, yine de bazı ASD’lerin açık kalp ameliyatıyla düzeltilmesi gerekir.
Yetişkinlerde normal kalp atım hızı dakikada 60 ila 100 arasında değişir.
Genellikle, dinlenme halinde düşük kalp atım hızı kalbin daha verimli çalıştığını ve kardiyovasküler sağlığın daha iyi olduğunu işaret eder. Örneğin, eğitimli bir atletin dinlenirken kalp atım hızı dakikada 40 civarındadır.
Kalp atım hızınızı kontrol etmek için nabzınızı saymanız yeterlidir. Bu ölçümü bilekten veya boyundan yapabilirsiniz. İşaret ve orta parmak ile yaptığınız ölçümde nabzınızı hissettiğinizde 15 saniye süreyle sayın ve bulduğunuz değeri 4 ile çarparak kalp atım hızınızı bulun.
Aşağıdaki durumların kalp atım hızınızı etkileyeceğini aklınızdan çıkarmayın:
Egzersiz
Hareketlilik
Hava sıcaklığı
Duruş pozisyonunuz
Duygularınız
Vücut büyüklüğü
Kullandığınız ilaçlar
Her ne kadar normal kalp atım hızı kişiden kişiye çok büyük değişiklikler gösterse de, olağan dışı düşük veya yüksek kalp atım hızının altında bir problem yatıyor olabilir. Dinlenme halindeki kalp atım hızınız dakikada 100’ün üzerindeyse veya 60’ın altındaysa, eğitimli bir atlet değilseniz mutlaka doktorunuza başvurun. Özellikle bu durumunuza bayılmalar, baş dönmeleri veya nefes darlığı da eşlik ediyorsa.
Herkesin kendine has bir normal kalp atım hızı vardır. Ancak doktorunuz sizde aritmi olduğunu söylerse kalp atım hızınız anormal demektir. Kalbinizin kan pompalama hareketi kalbinizin sinüs düğümü olarak adlandırılan doğal pacemaker’ları tarafından tetiklenen bir elektrik sinyali vasıtasıyla olur. Aritmi kalbinizin çok yavaş veya çok hızlı atmasına yol açar veya koordineli olmayan kasılmalara, yani fibrilasyona sebep olur.
Aritmilerin çoğunu yaşam tarzını değiştirerek, ilaçla, cerrahi yöntemlerle veya cerrahi olmayan diğer tekniklerle tedavi etmek mümkündür. Tedavi aritminin büyüklüğüne ve sıklığına bağlı olarak değişiklik gösterir.
Yaşam Tarzı
Aritmi bulunan insanların çoğu normal yaşamına devam eder. Bazen stresten uzak durmak, alkol ve kafein alımını kesmek gibi yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikler yardımcı olabilir. Sağlıklı beslenmek ve spor yapmak da yardımcı öğelerdir. En iyi tavsiyeleri bizzat doktorunuzdan alabilirsiniz.
İlaçla tedavi
Doktorunuz kalp ritminizi dengelemek için digitalis/digoksin, beta bloker ve kalsiyum kanal blokerleri gibi ilaçlarla tedavi yoluna gidebilir.
Cerrahi yöntem ve diğer prosedürler
Bazen ilaçla tedavi ve yaşam tarzında yapılan değişiklikler sizin için uygun olmayabilir, o zaman ameliyat gerekebilir. Bu ameliyat teknikleri arasında:
Ablasyon
Kardiyoversiyon tedavisi
İmplant kardiyoverter defibrilatör
Kalp pili bulunabilir.